Biri Bitkisel Kozmetik mi Dedi???

hh

Kadın olmak zor zanaat, erkek olsan bir traş olur çıkardım desek de, meseleye başka bir yönden bakıp, ne kadar şanslı varlıklarız dilimin dönüp, parmaklarımın yazdığınca anlatayım.

 

Bir erkek (normal bir erkek) uyumamış, yorgun ya da solgun iken, biraz pudra, biraz rimel, bir de allık da yüzüme renk gelsin deme şansı var mı? Yorgunluğunu, solgunluğunu kapatabilir mi?

Tabiki hayır!

Ya biz kadınlar her türlü kusurumuzu kapatabiliyoruz.

Bir de bunu bitkisel kozmetik ile yapıp, cilde de zarar vermiyorsak , azıcık da hilelerini biliyorsak, tadından yenmez oluyor.

Sırf bu yüzden, bitkisel kozmetik ürünlerini araştırdım. Yves rocher ile alakalı olumlu yorumlarda okuyunca, makyaj ürünleri dışında hemen her ürününü kullandığım bu markanın yolunu tuttum.

Yves rocher markasının parfüm, temizleme ürünü, el ayak bakımı ürünlerini lise yıllarımdan bu yana çok severek kullanıyorum.

Özellikle makyaj altına senede 2 defa kür olarak kullandığım cure solutions çok başarılı ürünlerinden.

Yves Rocher makyözlerinden Canan Hanım ile buluştuk. Hem makyaj hilelerini öğrendim. Hem de uygulama yaptırarak, gün boyu yüzümde taşıyıp, ürünler hakkında fikir sahibi oldum.

 

Canan Hanım, makyajda göz önüne çıkarılmak istenilen bölgelerin aydınlatılmasını,kapatmak istediğimiz bölgelerin ise koyulaştırılması gerektiğini söylüyor.

Neyse ki yüzümde kapatılacak bir bölüm yok:) Aydınlattık bol bol:)

Makyaja gözlerden başlamamız gerektiğini, bu yıl gözlerde kedi gözlerin moda olduğunu, metal tonların ön plana çıktığını

Dudaklarda bordonun senenin en sevilen rengi olduğunu, ve ruj öncesinde kalem sürmenin rujun taşmasını engellediği gibi, kenara değil, tüm dudağa uygulanan bir kalemin ruj öncesi renk olarak baz oluşturduğunu, ayrıca dudağı küçük göztermek için içten, büyük göstermek için dudak çizgisi dışından uygulanması gerektiğini

Yüzümüzün bir ton açığı, ya da cildimizle aynı renk bir fondötenin başarılı sonuç vereceğini

Allık da bronz tonların trend olduğunu, eğer elmacık kemiklerini ortaya çıkarmak istiyorsak, fırça ile kemik üzerine bastırarak uygulama yapıp, yukarı doğru fırça darbelerini ile allığı sürmemizin yeterli olacağını söylüyor.

Saat 10:00 dan, gece 23:00 a kadar yüzümde duran bu makyajda beğendiğim ürünler şunlar oldu.

Silene kadar yüzümün çok canlı görülmesini sağlayan mineral pudra

Akmayan göz kalemi (hemen ertesi gün edindim)

İncecik fondöten

Ve 6 saat kalıcı ruju.

Mağazaya uğradığımda ürünler indirimdeydi.

Umarım yetişirsiniz.

Ayrıca online satışının olması ve online satışlarda tüketicilere hediyeler veriliyor olması da cabası…

Temizlik ve Kozmetik Ürünleri

Geçtiğimiz kış  aylarında bir rahatsızlığımdan dolayı kullanım amacıyla bazı ürünleri araştırmaya başladım. Çevremdeki birkaç kişi Avon, Amway gibi firmaların ürünlerinin satışını yapıyordu ve bana tavsiyelerde bulundular. Bazı ürünler için önce Avon sonra Amway’e baktım. Ancak ürünlerin içeriği ve firmaların menşeinden dolayı hiç başlamadan bıraktım. Sonra aktarlarda araştırma yaptım. Aktarlarda araştırma yaparken karşılama Ersağ çıktı. Yerli firma olması ve bitkisel çözümler sunması nedeniyle oldukça sıcak baktım ve Ersağ hakkında bilgi toplamaya başladım. Ersağ birçoğunuzun bildiği ve inatla network marketing olarak söylediği ama benim ağ pazarlama olarak söylemeyi tercih ettiğim sistem ile ürünlerini pazarlıyor. Bu cümleden birşey anlamadıysanız Avon, Amway gibi firmaların yaptığını yapıyor. Peki farkı nedir? derseniz farkı ürünlerinin tamamının bitkisel olması ve firmanın Denizli merkezli yerli firma olarak hem Türkiye’ye hem de Avrupa’ya satış yapması.

Ersağ kozmetik ve temizlik ürünlerinde kimyasalları en aza indirmek için Asya’da yetişen Ritha Soapnut (Reetha Soap Nut) ağacının meyvesini kullanıyor . Bu bitki organik temizlik isteyenlerin başvurduğu en etkili yöntemlerden biri. Ersağ,  Ritha Soapnut Ağacının meyvesini kullanarak temizlik ürünlerini Denizli’de üretiyor. Öğrendiğim kadarı ile hızla büyüyen firmanın şuan 322000 üyesi bulunuyor. 2006 yılında kurulan bir firma olarak çok hızlı büyüyor. Bu hızlı büyümeye nedeniyle bazı eksiklikler oluşuyor. Ancak firma sürekli kendini geliştirmeye ve eksikliklerini gidermeye çalışıyor. Ürün grubu şuan az görünse de sürekli yeni ürünler eklenerek çeşitlilik arttrılıyor. Şuanki ürün gruplarında bir çok kişinin ihtiyacını karşılayacak temel ürünler mevcut. Genel olarak fiyatları mantıklı gelse de bazı ürünlerin fiyatlarının yüksek olduğunu düşünüyor. Ancak diğer ürünlerin fiyatlarına tekrar bakınca bu ürünlerin fiyatlarının yüksek olmasınında mantıklı bir sebebi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca ürünleri bir çok alanda kullanabiliyorsunuz ve konsantre olduğu için çok az miktar kullanmanız yeterli oluyor.

Düşüncem ERSAĞ’ın yaptığı aslında kökeni yüzyıllara dayanan bitkisel çözümleri ambalajlamaktan ibaret. Bu nedenle birçoğu asıl kullanım amacı dışında da kullanılabiliyor. Çünkü bazı bitkilerin birden çok kullanım alanı mevcut. Ürünler bitkisel olduğu için diğer firmaların ürünlerindeki kimyasal maddelerin verdiği zararları vermiyor. Zaten kullanıcı yorumlarından ürünlerin bazılarının kullanım amacı dışında kullanılabildiğini öğrendim. Mesela Banyo-WC’yi yanıklar, kaşıntılar ve yaraların tedavilerinde kullananların olduğunu ve olumlu sonuçlar elde ettiklerini öğrendim. Gerçi bildiğim kadarı ile firmanın bu yönde bir açıklaması yok. Yasal prosedür gereği de sanırım böyle bir açıklama da yapamazlar. Diğer bir üründe masaj kremini soğuk algınlığında Vicks Vaporub gibi nefes açıcı olarak kullanıldığını öğrendim. Damla isimli bir ürünü var kıyafetlerinizden tutunda halı, koltuk, evinizin sert yüzey temizliği gibi aklınıza gelebilecek tüm temizlik işlerinizde kullanabiliyorsunuz. Üstelik durulama gibi dertlerde yok. Ürünlerin tamamı hakkında bilgiyi firmadan veya kullananlardan edinebilirsiniz. Birçok ürünün düzenli kullanımda vaad edileni sunduğunu bizzat gördüm.

Gelir kaynağı olarak kullanmak isteyenler ise 100 TL’lik siparişler için kargo ücreti ödemiyor. 100 ve 150 TL’lik siparişlerinizde kargonun ücretsiz olmasının yanında ektra ücretsiz ürünler promosyon olarak veriliyor. Kariyer sistemi ise kayıt olur olmaz üyelikten başlıyorsunuz, belirli bir meblağa eriştiğinizde primleriniz %10, %15, %21 şeklinde %58’e kadar yükseliyor. İlk 150 TL’lik siparişinizden sonra %15 kariyer grubuna giriyorsunuz. Ayrıca sizin kendiniz üye yaparak ekip oluştup kariyer ve priminizi yükseltebiliyorsunuz. Sizin altınıza kayıt olan üyenin satışlarından da belirli oranda prim alıyorsunuz. 2 ay içerisinde kendiniz ve ekibinizin satışları toplamı 10 bin TL’ye ulaşırsa öncü denen %21 kariyer grubuna geçiyorsunuz ve bu grupların hiçbirinden satış yapmasanızda düşmüyorsunuz. Sistem bu şekilde devam ediyor. Siz gelir kapısı olarak düşündüğünüzde firma ve öncüler size verebilecekleri tüm desteği veriyorlar.

Günümüzde birçok şeyde doğallıktan uzaklaşıldığını hepimiz görüyoruz ve bunların etkisini hissediyoruz. Bu durumdan kurtulabileceğimiz fırsatlar elimize geçince değerlendirmeliyiz diye düşünüyorum. Bu nedenle bizi en çok etkileyen etkenlerden biri olan temizlik maddeleri ve kozmetik ürünlerini doğal kullanırsak sağlığımız üzerindeki etkiyi en aza indirebiliriz. Kendiniz ve çocuklarınızın sağlına önem veriyorsanız benim gibi sadece üye olup kullanıcı da olabilirsiniz. İllaki satış yapacaksınız diye bir şart yok. Deneme amaçlı da olsa birkaç ürünü kullanmanınızı tavsiye ederim. Farkı kendiniz görmüş olursunuz. Üstelik üyelikte ücretsiz

Devamını oku: http://www.eroldizdar.com/dogal-bitkisel-kozmetik-ve-temizlik-urunleriyle-gelir-kapisi-acan-yerli-firma-ersag/#ixzz3S6MKNhov

DOĞAL VE BİTKİSEL KOZMETİKLER EFSANESİ

“Doğal” veya “bitkisel” sıfatları, kozmetikte giderek bir efsane haline dönüşüyor. Doğanın zenginliklerine, bitkilere, tohumlara ne kadar hayran olsak azdır! Yaşadığımız çevreyi seçme olanağı bulduğumuzda veya beslenme konusunda, bunların önemini her fırsatta vurguluyorum. Gelgelelim, kozmetikler konusundaki gerçekler, biraz farklı görünüyor. Büyük bir araştırma konusu haline gelmiş olan kozmetik ürünlerin %100 doğal olması mümkün değildir. Bu nedenle size tavsiye edilen birbirinden şık kavanozların tümünün içinde, doğal maddelerle birlikte sentetik karışımlar olduğuna emin olabilirsiniz. En azından, hepsinin içinde koruyucu maddeler bulunur. Bu ürünler güzeldir ve iyi ki de hassas formüllerle laboratuarlarda imal edilmişlerdir. Yoksa farklı ciltlerin yağ ve nem dengesini korumaları da, UV ışınlarını filtre etmeleri de alerjiyi önlemeleri de mümkün olmazdı.

Cilde iyi gelen doğal malzemeler

Cilde iyi geldiğini bildiğimiz doğal malzemeleri sıralayacak olursak, oldukça uzun bir liste yapmamız gerekir; birçok meyve, meyve asitleri, limon, yeşil çay, gül suyu, papatya, bal, kakao yağı, deniz yosunları, balık yağı, termal sular, kil çeşitleri, zeytinyağı, bademyağı, kayısı yağı, bergamot, ısırgan otu, papaya, aloevera, çay ağacı yağı, buğday özü, lavanta suyu, soya yağı, biberiye, avokado,üzüm çekirdeği yağı ve extresi, ay çiçeği yağı, jojoba, susam yağı, ceviz yağı, havuç tohumu, portakal çiçeği suyu, keten tohumu, yulaf ezmesi ve daha birçokları…

Destek sağlayan ürünler

Bunların hepsi çok değerlidir. Tümü kozmetik ürünlerde kullanılır. Gelgelelim cilde saf olarak uygulanmaları cesaret ister! Ben birçok hastama tonik olarak gül suyu veya maden suyu; gece kremi olarak haftada 1 veya iki kere kayısı yağı, bazen badem yağı veya gliserin öneriyorum. Kimilerine taze papatya çayı, lavanta losyonu, biberiye veya yeşil çay kompreslerini, haricen uygulanacak bir kür olarak da veriyorum. Bu ürünlerin bazılarını hafif peeling için, bazılarını cildin nemini tutması için, kimisini iltihap giderici veya antiseptik özelliklerinden dolayı öneriyorum. Tabii bunların hazırlanışı, tazeliği, yoğunluğu ve ciltten arındırılması ayrı bir özen ve bilgi gerektiriyor. Özetleyecek olursak, bütün bunlar destek olarak kullanılabilir ancak öyle pek amatörce uygulanacak şeyler değildir. Kimisindeki asit, diğerindeki şeker içeriği veya yağ oranı, beklenmedik reaksiyonlara, tahrişlere neden olabilir. Bu nedenle kozmetik ürünler içinde kullanıldıkları zaman, sentetik karışımlarla dengelenirler.

Cildimiz hassastır bunu unutmayın!

Unutmamak gerekir ki bütün ciltler hassastır. Yağlısı da, kurusu da, karması da, esmeri de beyazı da son derece duyarlıdır. Tüm vücudumuzu giysilerle dış etkenlerden koruruz. Ancak yüzümüz, en ön cephede her türlü hava ve çevre koşullarında bizi savunmasız, çırılçıplak temsil eder… Onu giydiremesek de, olumsuz koşullardan elden geldiği kadar korumak zorundayız. Bu nedenle, özellikle yüz için hazırlanan bakım ürünleri, ayrıntılı araştırmaların eserleridirler. Etkin bir nemlendiricinin içinde; su ve cildin üzerine yayılan yağ veya benzeri malzemelerin, bazen de cildin içine su aktarımı yapabilen nesnelerin bulunması gerekir.

Nemlendirici ürünlerde; bitkisel yağlar, hayvansal yağlar ve petrolden elde edilen yağlar da kullanılır. Genellikle bademyağı, avakado, havuç, hindistan cevizi, mısır, jojoba, zeytinyağı, soya, ayçiçek yağları tercih edilir. Birçok nemlendiricide, koyun yününden elde edilen lanolin, kimisinde balık yağı, glycolipid, fosfolipid gibi yağlar da bulunur. Bazılarında petrolden elde edilen vazelin, ağaç kütüklerinden elde edilen yağlar veya kayalardan çıkarılan silikon yağlar tercih edilir. Mineral yağlar sayılan silikon ve vazelin çok güzel nemlendiricilerdir. Özellikle silikonlar cildin üzerinde ince bir tabaka oluşturup onu dış etkenlerden korurlar. Bazı ürünlere kolajen veya hyaluranik asit ilave edilir. Bunlar da cildin su kaybını önleyen etkili bir tabaka meydana getirirler. Tüm bu sayılanlar, gördüğünüz gibi esasında doğal maddelerdir. Ama hepsi bitkisel olmadığı gibi, saf haldeyken kır çiçekleri gibi de kokmazlar.

Her ürün bitkilerden elde edilemez!

Öte yandan içindeki meyveler veya diğer bitki özleri için tercih ettiğiniz şampuanları düşünün. Bunların içinde her şeyden önce deterjanlar bulunur. Deterjan olmasa saçlar ne köpürür ne de temizlenir. Piyasadaki sayısız şampuanın deterjan özellikleri ise aynıdır. Öte yandan saç için en yararlı katkı maddeleri arasında, hidrolize edilmiş hayvansal proteinler ve keratin bulunur. Bu maddeler saçları mükemmel bir şekilde canlandırır ama ne yazık ki bitkilerden elde edilemezler. Örneğin natürel zeytinyağı ile yapılan ev sabunları vardır. Pazarlarda ve doğal malzemeler satan dükkanlarda bunları görebilirsiniz. Avrupa’da bunlar hediyelik eşya olarak inanılmaz itibar görüyorlar. Bu tip sabunların bazılarının pH dengesi uygun olabilir ama çoğu değildir. İnsanı şaşırtsa da cilde en iyi gelen sabunlar, genelde sentetik sabunlardır. Çünkü ölçülü pH ile imal edilirler, yumuşak bir temizlik yaparlar, cildin asit mantosuna zarar vermezler, tahriş etmezler, alerjiye neden olmazlar, cildi kurutmazlar hatta nemlendirirler. Sonuçta kendileri tamamen doğal olmasa da cildin doğal dengesini korumaya yardımcı olurlar.

Zıtlıklar bazen şaşırtıcı oluyor. Ben de bugün, doğallık ve bitkisellik arayışına biraz tersinden bakmaya çalıştım. Kozmetik seçimi konusunda, bir başka gerçeğe dikkatinizi çekmek istedim.

Doğal ve bitkisel kozmetik

Türkiye’nin ilk dermokozmetik üreticilerinden Aren Kozmetik yepyeni ürünleriyle Türk tüketicisi ile buluşuyor

Türkiye’nin ilk dermokozmetik üreticilerinden Aren Kozmetik yepyeni ürünleriyle Türk tüketicisi ile buluşuyor. Aren Kozmetik, tamamen doğal ve bitkisel yağları kullanarak ürettiği yaşlanma karşıtı yüz kremi, nemlendirici bakım kremi, hamilelik dönemi çatlak önleyici krem ve selülit kreminin yanı sıra şampuanları ve meyve kolonyalarını Venilia Perfume Shop’lar ile tüketicilerle tanıştırmaya hazırlanıyor.

Aren Kozmetik Kurucusu İlgen Coşkun, Aren Kozmetik’in temellerinin 2001 yılında Balıkesir Bandırma’da İksir Parfümevi olarak atıldığını söyledi. Ailenin üç kuşaktır eczacı olduğunu ve buradan gelen bilgi, tecrübe ve formüllerin dermokozmetik sektörüne girmelerinde önemli rol oynadığını ifade eden İlgen Coşkun, Aren Kozmetik’i 2011 yılında Bandırma’da 1 milyon dolarlık yatırımla kurduklarını da ifade etti. Toplam bin metrekarelik üretim alanında IFRA (International Fragrance Association) standartlarına uygun hammaddeler kullanarak üretim yaptıklarını belirten İlgen Coşkun, tüm üretim sürecinin kimya mühendisleri, eczacılar ve tıp doktorları kontrolünde gerçekleştiğini belirtti. Ürünlerin son teknoloji analiz cihazlarının bulunduğu laboratuvarlarında kalite kontrol testlerinden geçerek ISO 9001-2008 kalite standartları ve GMP kurallarına göre üretildiğini anlatan Coşkun, “Müşterilerimize, çalışanlarımıza, topluma ve çevreye en yüksek dikkat ve saygıyı göstererek kozmetik ve parfümeri sektöründeki öncü üreticilerden biri olmayı hedefliyoruz” dedi.
Aren Kozmetik’i kurarken günümüz koşullarında yeni ürün geliştirebilecek prosesleri kontrol edebilecek teknik cihazlara sahip Ar-Ge yatırımı yaptıklarını ifade eden İlgen Coşkun, teknolojik cihazların bulunduğu, gelen hammaddeleri analiz eden, onları kontrol eden böylelikle yeni ürünlerin geliştirilmesine olanak veren bir deney laboratuvarına sahip olduklarını da vurguladı.
İlgen Coşkun, Aren Kozmetik olarak kişisel bakım ürünleri ve şampuanları Novocare, kremler, duş jelleri, alkolsüz vücut spreyleri, meyve kolonyaları ve 400’e yakın versiyon kokunun bulunduğu parfümleri ise Venilia markası altında topladıklarını anlattı. Ürünlerin satış ve pazarlamasını ağırlıklı olarak belirli bir konseptte oluşturdukları ve şu anda beş şehirde altı bayiye ulaşan Venilia Perfume Shoplar ile yapacaklarını hatırlatan İlgen Coşkun, Novocare ve Venilia markaları için cilt uzmanları yetiştirdiklerini da söyledi.
Kozmetik ürünlerinde tüketicilerin mümkün olduğu kadar doğal ürünleri tercih etmeye başladığını anlatan İlgen Coşkun, “Aren Kozmetik olarak butik bir üretim anlayışımız var. Tamamen doğal yağ ve ekstraktlardan üretim yapıyoruz. Bu nedenle tüketiciler tarafından tercih edileceğimizi düşünüyoruz. Bizler zaten sağlık sektöründen gelmekteyiz. Şirketin kuruluşu yeni olmasına rağmen kökleri eczacı olan dedelerimize kadar iniyor. Bu nedenle gerek danışmanımız Murat Zor’un uzun süren çalışmaları gerekse ailemizin yıllarca verdiği havan eczacılık tecrübeleri bizi bitkisel ürün grubuna yönlendirdi. Çünkü bizler bitkilerin mucizelerine inanıyoruz. En önemli farkımız da bitkisel ürünlerimizle ilgili uzun süredir yapılan çalışmalar ve edinilmiş tecrübeler diyebiliriz” dedi.
Venila Perfume Shoplar’ı hızla yaymak istediklerini ve ürünlerini öncelikle tüm Türkiye’ye daha sonra da yurtdışına açmak istediklerini ifade eden İlgen Coşkun, uzun vadede ise hedeflerinin entegre bir tesis haline gelerek, kendi bitkilerini yetiştirip, kendi yağ ve ekstraktlarını hazırlamak olduğunu söyledi.
Aren Kozmetik’in Danışmanı Doktor, Eczacı ve Fitoterapist Murat Zor ise, tüm ürünlerde tamamen doğal, hammaddeleri üzerinde AB ülkelerinde ve ABD’de birçok klinik çalışması yapılmış, yan etkisi olmayan, toksik kalıntı bırakmayan, standardizasyonu yapılmış ve tamamen güvenli bitkisel yağları kullandıklarını belirtti.
Deride ilerleyen yaşlarla birlikte bazı değişikliklerin ortaya çıktığını ifade eden Murat Zor, fotoyaşlanma denen bu süreci engellemenin en kolay ve en emin yolunun erken yaşlardan itibaren gün örtüsü de denilen bitkisel nemlendiricileri kullanmak olduğunu söyledi. Bu amaçla hazırladıkları anti aging kremde üç rejeneratif etkideki nar çekirdeği yağı, üzüm çekirdeği yağı ve buğday rüşeym yağı ile harika sonuçlar aldıklarını söyledi. Anti selülit kreminde kullandıkları üzüm çekirdeği, rüşeym ve biberiye yağının güçlü antioksidan etkisi ile oksidatif stresin önüne geçtiğini ve yağları yaktığını ifade eden Murat Zor, söz konusu kremin vücutta yağ depolanmasını önlediğini de ifade etti. Murat Zor, nemlendirici krem ve annelik öncesi krem ile ilgili de şu bilgileri verdi:
“Nemlendirici kremde alerjik bünyelerde hipoalerjik etkili şeftali çekirdeği yağını kulandık. Kızaran, kaşınan ve pullanan hassas ciltlerde güvenle kullanılabiliyor. Annelik öncesi bakım kremimizde ise güçlü antioksidan etkisiyle vişne çekirdeği yağı kullandık. Kurumuş ve çatlamış ciltlerde, cilt kırışıklıklarında, erken yaşlanmada cildi derinlemesine nemlendirerek etki eder ve UV ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkilerini engeller.”